Çalışma Programı


Çağatay Sanat Eğitim Merkezi

25 YıllıkDeneyimi ile Yanınızda


ÇOCUĞUNUZUN YETENEKLERİNİ GELİŞTİREREK ONLARIN GELECEKTEKİ MESLEKLERİNİ KEŞFEDİN

Çağatay Sanat Eğitim Merkezi uzman kadrosuyla 25. yılında sanatseverlere bir marka olarak hizmet vermeye devam etmektedir. Kurs ararken milli eğitim bakanlığına bağlı resim kursu olması ve güzel sanatlara kazandırdığı öğrenci tablosunu önemseyiniz. Gelişim çağındaki çocuklarımızın yanlış ellerde eğitim görmelerine izin vermeyelim. Çağatay Sanat Eğitim Merkezi İsmet Çağatay yönetiminde, ekibiyle birlikte sadece Bakırköy ilçesinde 25 yıldır eğitim vermektedir. Taklidimiz olan ve isim benzerliğimizi kullanan

merdiven altı korsan resim kurslarından çocuklarınızı uzak tutunuz.

Güzel sanatlara ve güzel sanatlar eğitimine ilgi son yıllarda artmaktadır. Ayrıca sanat aktivitleri ile uğraşan çocukların okul hayatlarında, özellikle matematik ve fen bilimlerinde daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca sanat eğitiminin bireylerin kişisel gelişiminede büyük bir katkı sağlamaktadır. Bu durum ailelerin çocuklarını sanat aktivitelerine teşvik etmesini sağlıyor.



ÇOCUĞUNUZUN GİZLİ YETENEKLERİNİ SANAT İLE ORTAYA ÇIKARIP GELİŞTİREBİLİRSİNİZ

Sanat çocuğunuzun; kendi duygularını, düşüncelerini, algılayışını, rüyalarını, kaygılarını, sürprizlerini, problemlerini, korkularını, üzüntülerini, heyecanlarını, merak ettiklerini, kızgınlığını, neşesini ve nefretini ortaya çıkarabilir.
Kimler Katılmalı?
• 5 – 12 yaş arasındaki çocuklar,
• Resim sanatında yetenekli çocuklar,
• Sanatçı olarak yetiştirilmek istenen çocuklar,
• Sosyal hayatta başarılı olamayan çocuklar,
• İçe kapanık ve mutsuz çocuklar vb.


ÇOCUKLARLA SANAT EĞİTİMİ

Sanat eğitiminin çocuğun tüm gelişim alanlarına çok önemli katkıları bulunmaktadır. Gelişim alanlarını tek tek ele aldığımızda sanat eğitimi;

Fiziksel Gelişim;

• Büyük-küçük kas motor koordinasyonunun gelişimine,

• El-göz koordinasyonunun gelişiminin desteklenmesine (Görsel-Motor beceriler)

 Bilişsel Gelişim;

• Kavram öğrenme (Renk, şekil, boyut ve dokunmayla ilgili özellikler),

• Zıt kavramlar (Uzun-kısa, büyük-küçük, yumuşak-sert gibi),

• Matematikle ilgili beceriler (sınıflama, sayma, korunum, eşleştirme gibi),

• Problem çözmeye yönelik, becerilerin gelişiminin desteklenmesi,

• Estetik ve Artistik becerilerin gelişimi, (Görsel algı-Görsel ayırt etme)

 Dil Gelişimi;

• Alıcı ve ifade edici dil gelişiminin geliştirilmesine, desteklenmesine,

• Sanatla ilgili kavramların adlandırılabilmesine,

 Sosyal Gelişimi;

• Paylaşma,

• İşbirliği kurma,

• Birlikte plan yapma,

• Sözel iletişim kurma,

• Gruba uyum sağlama gibi becerilerin geliştirilmesine ve desteklenmesine,



Duygusal Gelişimi;

• Kendi duygularını fark edebilmesine ve ifade edebilmesine,

• Öz saygının gelişimine,

• Yeterli olma ve güven duygusunun gelişimine yardımcı olmaktadır

Sanat çocuğun; kendi duygularını, düşüncelerini, algılayışını, fantezilerini, rüyalarını, kaygılarını, sürprizlerini, problemlerini, korkularını, üzüntülerini, heyecanlarını, merak ettiklerini, kızgınlığını, neşesini ve nefretini içermelidir

Çocuğun; Kendi çevresini fark edebilmesine,
Esnek bir kişilik geliştirebilmesine,
Hayal gücünü kullanabilmesine ve yaratıcılığını geliştirebilmesine,
Yenilikler yapabilmesine,
Yeni durumlara uyum sağlayabilmesine,
Hoşlandığı ve hoşlanmadığı bazı durumları tanımlayabilmesine
Kendini ifade edebilmeyi öğrenmesine,
Kendine olan güveninin artmasında etkin rol oynayacaktır.
Kişilik büyük ölçüde okul öncesi yaşlarda oluşur. Kişilik kavramı ise bir insanı nesnel ve öznel yanlarıyla diğerlerinden farklı kılan duygu, düşünce, tutum ve davranış özelliklerinin tümü olarak tanımlanır.

“Bugün çağdaş toplumların ilk özelliği, bu toplumlarda insanların bireyselleşmesine çok önem verilmesidir. Çünkü toplumda bir varlık olarak kendi çabalarıyla var olacaktır. Sanat eğitimi; yalnızca duyguların ve becerilerin eğitimi olmayıp; yaratıcılık temeline dayandığından daha çok zihinsel bir eğitimdir. Bu süreçte akıl ve duygu eşit kullanılmaktadır. Bazen kişilik özelliklerine göre biri diğerinin önüne de geçebilir.

Sanat, çocuğa bir yaşantı vermektedir. Herhangi bir olay gerçekten yaşanırsa bilince işler. Yaratıcılığın geliştirilmesi tüm sanat etkinliklerinin temel çıkış noktasıdır. Yaratıcılık günümüz toplumlarının en çok değer verdikleri insanca bir özellik olmanın yanı sıra, “toplumlar arası yarışta sonucu belirleyecek en önemli zihinsel öğe” , olarak, da somutlaşmıştır.

Yaşadığımız yüzyılın yarışma ortamında toplumsal gelişmişlik açısından öne çıkan uluslar, kendi insanları arasından yaratıcı gücü olanları seçmesini, eğitmesini ve desteklemesini en iyi bilen uluslardır.

1-KARALAMA DÖNEMİ (1-4)YAŞ ARASI

Çocuklar bu yaşlar arasında gelişi güzel çizimler yaparlar. Resimler daha çok oyun amaçlıdır.

Çizgiler,tren rayı vb. dir.



2-ŞEMA ÖNCESİ DÖNEM (4-7) YAŞ ARASI

Üç yaş çocuğu tipik yuvarlak kafa çizebilir. İnsan çiz değince baş ve ayakları olan insan çizebilirler. Yüz hatlarını belirleyebilir. Dört yaş çocuğu kolları ve bacakları olan çöp adam çizebilirler. Beş yaşındaki çocuğunun yaptığı insan ve evler daha belirgin olmaktadır. Altı yaş çocuğunun yaptığı resimler de artık yavaş yavaş konuda vardır. Resimlerde yer zemini çizgisi mevcuttur. Resimlerde saydamlık da vardır. Örneğin ev çizimlerinde evin içindeki eşyalarında çiziliyor olması gibi.

RENKLERİN ANLAMLARI (4-7) YAŞ ARASI

Dört beş yaşlarındaki çocuklar genelde renk ayrımı yapmadan resmi boyarlar. Bu yaşlarda ana ve ara renkleri öğrenebilirler. Mutlu resimlerde genelde sarı renk, üzüntülü resimlerde genelde kahverengi renk daha ağırlıktadır. Unutulmamalıdır ki çocuk hangi rengi seviyorsa ,resimlerde ağırlık o renge doğrudur. Resimlerde ağırlık kırmızı renkse iddiacılığı ve saldırganlığı temsil eder. Pembe,sarı,turuncu……gibi sıcak renkleri seçen çocuklar sevecen,uyumlu,işbirlikçi……dir. Siyah,mavi,yeşil,kahverengi gibi soğuk renkleri seçen çocuklar, baskıcı aile ortamında yetişen iddiacı,çekingen,güçlükle kontrol edilen,uyumsuz,gerçek duygularını bastıran …. çocukları temsil edebilir.

3-ŞEMATİK DÖNEM (7-9) YAŞLAR ARASI

Resimler daha belirgin ve ayrıntılıdır. İlk bakışta resmin ne olduğu kolaylıkla anlaşıla bilinir . Resimler daha gerçekçidir. Resimde mekansal ilişki vardır. Çocuklar yer çizgisi kullanırlar. Yer çizgisi çocuğun kendisi ve çevresiyle olan ilişkinin boyutunu temsil eder. Bu dönemde kuşbakışı resim çizimleri ağırlıktadır.

4-GERÇEKÇİLİK DÖNEMİ (9-12)YAŞLAR ARASI

Bu dönemde resimlerde daha ayrıntılı çizimler ve gerçekçi bir yaklaşım görülür. Resim konularında kızlar ve erkekler arasında farklılıklar gözlemlenir. Kız çocukları daha çok bebek resmi,portreler,elbiseler…erkek çocukları ise araba,gemi,uçak…çizerler. Resimleri beğenmeme , aşırı hassasiyet ve kendini ifade güçlüğü görülür.

5-DOĞALCILIK DÖNEMİ(12-14)YAŞLAR ARASI

Nesneler orantılıdır. Resimler perspektiftir. Yakın çevrede gördüğü objelerin orantılarını,boyutlarını ve derinliklerini çizgileriyle yansıtmaya çalışır. Renkleri ise en iyi şekilde kullanırlar.

ZİHİNSEL YETERSİZLİĞİ OLAN ÇOCUKLARIN RESİMLERİ

Resimlerde belirgin herhangi bir konu yoktur. Plansızdır. Yaşıtlarının resim özelliklerinden oldukça gerilik gösterir. Resim cılız ve ilkeldir. Çoğunlukla kağıda resim yerine çeşitli karamalar yaparlar. Ayrıntılar bulunmaz .Örneğin insan resmi çiz dediğimizde sadece sınır belirten bir çizgi çizilir.Gözler,ağız,burun vs. çizilmez.Ev çizdiğinde çatısı kapısı,bahçesi başka bir yere çizilir.Çocukta resimleri ters çizme sıklıkla karşılaşılıyorsa öğrenme güçlüğü çekebileceği düşüne bilinir. Örneğin ağaçların ters çizilmesi gibi.



ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN RESİMLERİ

Üstün kabiliyetli kişi diğer insanlardan farklı düşünebilme davranabilme kabiliyetine sahiptir. Resimlerde dikkati çeken ortak özellikler kısaca, akranlarından üstün bir performans göstermeleri, farklı kavramlar arasında mantıklı ilişkiler kurabilmeleri,gelişmiş hayal gücü ,çizilen figürlerin hareket halinde olabilmesi,renklerin genelde canlı olması kağıdın tamamının kullanılması gibi……
UNUTULMAMALIDIR Kİ
Çok güzel resim yapan çocuk zekidir, zeki çocuklar güzel Resim yaparlar DENİLEMEZ.

ÇOCUĞUN PSİKOLOJİK ÖZELLİKLERİNİ YANSITAN RESİMLER

OKUL FOBİSİ :

Resimlerde aile bireyleri ağırlıklı olarak çizilir. Okul ,öğrenci resmi çizmek istemezler. Ev ve evde mutlu çocuk resimleri çizerler.Resimler saydamdır.

GÜVENSİZLİĞİ YANSITAN RESİMLER:

Kağıdın tamamı kullanılmaz, boşluklar fazladır. Çizimler yarımdır. Küçük figürler çizme ve kağıdın bir bölümünü kullanma eğilimindedirler. İnsan figürlerinde el ve ayakların çizilmemiş olması güvensizliği ve çevreye uyumda yaşanılan güçlüğü, iletişim eksikliğini, paylaşım azlığını, kendinden başka insanlarla birlikte olmamayı, bencilliği de ifade etmektedir. Güvensiz çocuğun resimlerindeki çizgiler daha çok silik ve kesik kesiktir.

HİPERAKTİF ÇOCUKLARIN RESİMLERİ:

Taşkın ve çok renkli resim çizerler.Gerilimli oldukları için genelde karalamayı tercih ederler ve resimleri hep yarım kalır. Çizdiklerinde ise resimleri çok büyük olur.



AİLEDE İLETİŞİM PROBLEMLERİNİN OLDUĞUNU İFADE EDEN RESİMLER

Ailede iletişim kopukluğu , aileyi konu alan resimlerde açıkça görülmektedir.

Resimde aile üyelerinin birinin veya birkaçının eksikliği.( annenin, babanın, kardeşlerin, aile içinde yaşayan diğer fertlerin hala, amca, dede, ninenin çizilmemiş olması ) Aile fertlerini çizmeyi rededmesi ,ebeveyn figürlerinin olmaması parçalanmış aileyi ,sevgi eksikliğini , Anne baba ve çocukların arasına nesnelerin yerleştirilmesi, aile bireylerinin arasına köprü , gökdelen evler ,yol, ırmak ,ağaçların çizilmesi, iletişim problemlerinin bir göstergesi olarak kabul edilebilinir.
Anne babanın çok büyük çocuğun çok küçük veya anne babadan birinin büyük diğerinin küçük çizilmiş olması ailede baskıyı aile fertleri arasında problemin olduğunu baskıcı ve otoriter tutumu, anne babanın çok abartılı çizimi onlara duyulan hayranlığı da temsil edebilir.
Resimde küçük kardeşin anne babanın elinden tutuyor olması ve diğer çocuğun çok uzaklarda çizilmesi veya hiç çizilmemiş olması, sevgi yoksunluğunu ,kardeş kıskançlığını ,kendisini yok saydığını, iç çatışmaların bir göstergesi olabileceği düşüne bilinir.

RESİMLERDE Kİ FİGÜRLERİN ANLAMLARI

İNSAN FİGÜRÜNDEKİ KISIMLARIN ANLAMLARI

Büyük veya çok küçük kafanın çizilmesi zihinsel aktivite de problemlerin olduğunu, zihinsel geriliği ifade eder.
Vücudun organlarının çizilmemesi veya eksik bırakılması endişe duyulan, rahatsızlık hissedilen kısımları yansıtır.
Kolların abartılı çizimi aile içi ve çocuğa yönelik şiddeti, Kolların çizilmemesi ise güç ve kuvvetin azlığını,
Ağzın büyük veya küçük çizimi dil ve konuşma problemi Ağzın çizilmemesi iletişim problemleriniz.
Gözlerin büyük çizimi merakı, boş ve anlamsız bakan gözlerin olması görme problemini ve görmeye bağlı öğrenme problemlerini…
Burunun abartılı çizimi astım ,bronşit vb. solunum yoluna bağlı problemlerin olduğunu…burunun çizilmemesi güç savaşını,güçsüzlüğü,desteksizliği..
Kulakların normalinden farklı ,büyük veya küçük çizimi işitmeye bağlı problemlerin olduğunu….
Ellerin çok büyük çizilmesi dayağı ,şiddeti,çalma eylemlerini,çok küçük çizilmesi ise güvensizliği,çevreye uyum güçlüğünü ….
Ayakların abartılı çizimi kendine olan güveni,küçük çizilmesi ise güvensizliği ve yardımsızlığı,
Cinsel organların çizimi saldırganlığı,aşırı endişeyi ve anne babayı çıplak görmüş olmayı temsil etmektedir.

EV FİGÜRLERİNİN YORUMLANMASI

Ev çocuğun duygusal yaşamının oluştuğu merkezdir. Evin saydam olarak çizilmesi,yaşamı canlılığı , içini göstermeyen duvarların çizilmiş olması ise karamsarlığı,yaşam ifadesinde ki güçlükleri,kendini anlatmakta karşılaşılan zorlukları ifade etmektedir.
Evlerdeki bacalardan yükselen kalın dumanlar aile için de yaşanılan kavgaları,çatışmaları ,sürtüşmeleri gösterir.
Yüksek binalar ve gökdelenler çocuktaki özlem ve komplekslerin ,gerginliğin yansımasıdır . Ezilme ve başkaldırı vardır.
Evlerden çıkan yollar rehberliğe ,yol gösterilmeye duyulan ihtiyaçtır.
Resimlerde, insan resimlerinin azlığı veya yokluğu sosyal ilişkilerde kopukluğu belirtir.İnsan figürünün çokluğu ise sosyal ilişkilerde ki gelişmişlik düzeyini belirtir.
Çizilen kuş resimleri özgürlüğe duyulan ihtiyaç hasrettir
Çizilen ağaçlarda meyve olması verimli olma isteği yeşil yapraklı ağaçlar canlılığı,solmuş yapraklı ağaçlar ve yaprak dökümü ölüm isteğini,ağaç köklerinin olması içgüdüye önem vermesi ve bağımlılık duygularını yansıtır.
Resimlerde çok bulut veya koyu renkli bulutların olması çözülemeyen problemleri ifade edmektedir.



ÇOCUK RESİMLERİNİN GENEL OLARAK YORUMLANMASINDA

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Çocuğun bize kendisini yansıtması ve olaylar hakkında duygu ve düşüncelerini ifade etmesinde, yalın bir anlatım aracı olan resmim önemi büyüktür. Resim etkinliğinin aynı zamanda sözsüz dili oluşturması ve bu yolla anlatımın kolay olması, yaşı ve kişilik özellikleri nedeniyle sözlü iletişim kurmakta güçlük çeken çocukları tanımada da önemli bir teşhis aracı olmasını sağlamaktadır.
Çocuk resimlerini yorumlarken, dikkat etmemiz gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır.
Tek resimden yola çıkarak yapacağımız bir değerlendirme bize hatalı sonuç verebilir. Çocuğun diğer resimlerine de dikkat etmeli ve toplu bir değerlendirme yapılmalıdır. Resim değerlendirmesine başlamadan önce Çocuğun genel tutum ve davranışlarını, içinde yaşadığı
Psikolojik, sosyo – kültürel ve ekonomik durum, arkadaşlarıyla kardeşleriyle ilişkileri, okul ve aile içi ilişkileri çocuğun yaşını, cinsiyetini, ailede kaçıncı çocuk olduğunu varsa uyum ve davranış sorununun türünü, ailesinin genel özelliklerini, okul başarısını, çocuk hakkındaki genel izlenim ve görünüm , diğer önemli özellikleri de göz önünde bulundurulmalıdır.
Resim aynı zamanda öğrenilen bir davranıştır. Resim çizmede öğretmen faktörü de önemlidir. Çocuklar resim çizmeyi kendi kendilerine, ailelerinden, öğretmenlerinden veya arkadaşlarından öğrenebilirler.
Konu seçimi yapmadan ‘Hadi bakalım bize bir resim çiz’ dediğimizde, çocuk ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda içinde yaşadığı psikolojik duruma ve hayal gücünün de etkisiyle resim çizebilir. Serbest konu verdiğimizde çocuğun çizmiş olduğu resimdeki tema da çok önemlidir.